üç kişiyle buluştum.
biri esmer...
biri kızıl...
biri sarışın üç kadın.
çarlinin melekleri gibi...
hemen eve gidildi veranda da derhal sohbet başladı...
bol kahkahalı...
rakılı biralı...
mum ışıklı...
sıcacık...
esmer olan cıvıl cıvıldı...
gözleri pırıl pırıldı...
kahkalarıyla çınlatıyodu gök kubeyi...
kızıl olan şirinlikler kraliçesiydi...
gülme krizine girdiği zaman bile şirindi...
ve üstelik şirin olduğunun farkındaydı...
sarışın olan muhteşem gözlere sahipti...
mavi tokası gel yanaklarımı sık diye bağırıyodu :)
sonra misafirliğe gidildi...
sohbetin rakının biranın yanına pastalar kahveler eklendi...
yemek vakti...
rakı balık keman kanun darbuka...
tüm restorana küçük bir konser...
türk sanat musikisi...
gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar...
kemancı ismet çok büyük sanatcısın sen.
başka mekan...
oyun havası halay...
sarhoş olma hafif...
hafif ama :)
ayılma...
halay çekerkene bendenizin tüm mekana travma yaşatması...
tımırımda bile olmaması...
keyfin mutluluğun eğlencenin tavanına vurmam vurmam inmem gürültülü kahkahalar şarkı sölemeler...
beni tanıyan bi hanım kızın masaya gelip iki dakkada beni ispiyonlaması melekllere...
elif göstericem sana gününü ben :)
eve dönüş...
mum ışığında sohbete kahkahaya devam...
bi kaç saaat uyku...
fazla olamaz vakit kıymetli...
güzel bir kahvaltı.
kahvaltı masasında sigaralı kahveli dedikodu..
tango dersleri...
gelip geçenlerin bize garip garip bakması...
umrumuzda bile olmaması.
şehir turu..
anneyi annaneyi ziyaret...
ve..
veda.
cumartesi öğleden sonra akdenizin bir köşesinde bir yol kenarında...
üç kişiyle buluştum.kızıl olan şirinlikler kraliçesiydi...
gülme krizine girdiği zaman bile şirindi...
ve üstelik şirin olduğunun farkındaydı...
sarışın olan muhteşem gözlere sahipti...
mavi tokası gel yanaklarımı sık diye bağırıyodu :)
sonra misafirliğe gidildi...
sohbetin rakının biranın yanına pastalar kahveler eklendi...
yemek vakti...
rakı balık keman kanun darbuka...
tüm restorana küçük bir konser...
türk sanat musikisi...
gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar...
kemancı ismet çok büyük sanatcısın sen.
başka mekan...
oyun havası halay...
sarhoş olma hafif...
hafif ama :)
ayılma...
halay çekerkene bendenizin tüm mekana travma yaşatması...
tımırımda bile olmaması...
keyfin mutluluğun eğlencenin tavanına vurmam vurmam inmem gürültülü kahkahalar şarkı sölemeler...
beni tanıyan bi hanım kızın masaya gelip iki dakkada beni ispiyonlaması melekllere...
elif göstericem sana gününü ben :)
eve dönüş...
mum ışığında sohbete kahkahaya devam...
bi kaç saaat uyku...
fazla olamaz vakit kıymetli...
güzel bir kahvaltı.
kahvaltı masasında sigaralı kahveli dedikodu..
tango dersleri...
gelip geçenlerin bize garip garip bakması...
umrumuzda bile olmaması.
şehir turu..
anneyi annaneyi ziyaret...
ve..
veda.
cumartesi öğleden sonra akdenizin bir köşesinde bir yol kenarında...
biri esmer...
biri kızıl...
biri sarışın üç kadın.
absalomun melekleri gibi...
ateş böceği...
efsa...
ve güzel yeğeni melis...
belgin ateşi üzmedim sözünü dinledim yaramazlık yapmadım :)))
ateş...
minnoşum...
bu kadar yapmacıksız bu kadar doğal bu kadar içten...
bu kadar pozitif cıvıl cıvıl olduğun için...
sabah beni tans ederek uyandırdığın için...
hazırladığın o şahane kahvaltı için...
çok çabalamana...
buralara kadar gelmişim bi yerden kafa üstü düşmeden gitmem diye kayalara taşlara tırmanıp ta düşmeyi başaramadığın için...
teşekkürlerimi kabul ediniz lütfen.
maya,efsaya bir süredir prensesim diye hitab etmekte kaçırmıyorum...
gerçekten öyle olduğunu gözlerimle gördüm...
efsa...
şirinliğin sıcaklığın için...
tüm kaprislerime şımarıklıklarıma katlandığın için...
fıstığımı soyup verdiğin...
ellerinle pasta yedirdiğin için...
haalay çekerken seni rezil etmeme rağmen bana kızmadığın için...
güneşin doğuşunda yanımda olduğun için...
artık şu ayakkabını bağla demekten sıkılıp herkesin içinde oturup ayakkabımı bağladığın için...
ve kısa boylu olmadığın için teşekkürlerimi kabul ediniz lütfen.
melis,
küçük yaşına rağmen ortama uyum sağlama yeteneğin için...
resmi fotoğrafcımız olup üç tane sürekli gülme krizindeki garip insana gık demediğin için...
teşekkürlerimi kabul ediniz lütfen...
ateş böceği...efsa...kalbimi fethettiniz...
ateş böceği...efsa...kalbimi fethettiniz...
artık ona sahipsiniz...
ve artık akdenizin bu köşesinde bir eviniz var...
ikinizi de kokladım...
tanrının bana verdiği bir yetenektir.
güzel bir kalbin...
içtenliğin...
kalitenin...
kokusunu çok uzaktan alırım.
dipnöt;
ay parçası...
adanadaki "sabancı" camii anlatılırken...
araya girip bunun mimarı "mimar sinan mı?" dediğinde...
sana güldüğüm için özür diliyorum.
ehi.









