6 Mart 2012 Salı

TAPU


güzide arkadaşlarım benim...zaman zaman yaşadığım olayları anlayamıyorum anlamlandıramıyorum algılarımla oynadılar özürlü oldum algılayamıyorum mallaşıyorum eblekleşiyorum...


son haber şöle,
cennetten tapu satarak 6 milyon liralık vurgun yapıldı...
dolandırılanlar arasında hakim avukat öğretmen de var.


şaşırdınız demi?
şaşırmayın kıymetli arkadaşlarım şaşıracak bişe yok...



"“Kılıçdaroğlu diye bir şey yoktur, sanaldır, cibiliyetsiz, yüz karası, dik duramayan, çapsız, sığ, geri vitese takan, karikatür muhalefeti, sen ne diyorsun be, amatör şeyhülislam, kıvırıyor…”


"Bunlar kaz güdemez, bırak davarı, koyun bile güdemez, bunlar keçi güdemez.”


"Nükleer santral için riskli diyorlar, o zaman evinize Aygaz tüpü de koymayın, kozmetik dünyada böyle sıkıntılar var.”


“Yok arkeolojik şey, yok çanak çömlek çıktı diyerek, bizi oyalıyorlar.”


"Feysbuk falan, yahu bunlar çirkin, berbat, herkes adına her türlü ahlaksızlık yapılabilir."


"Bizim bölücülerle masaya oturduğumuzu söyleyenler, bu alçakça iftirada bulunanlar, şerefsizdir, müfteridir.”


"Hopa’da bir tanesi de kalp krizi geçirmiş, ölmüş, üzerinde durma gereği duymuyorum.”


“Camiye hakaret ettiler. Allah-u Teala’ya dil uzattılar. İtikadımıza ters konuşuyor. Kendisi Alevi’dir. Haydi ellerinizi göreyim… Maşallah maşallah. İnşallah daha iyi olacak. Elhamdülillah.”


"Sınavda şifre var diye kıyameti kopardılar, bankamatik kartlarında da şifre var, o kart şifresi olmadan alışveriş yapabilir misin?"


"Allianoi yoktur, zaten Roma’dan kalmış, birkaç yüzyıl daha toprak altında kalmasında mahsur yok."


"Din eğitimi almadığı halde din bilgisi olan molla’ları devlette işe alacağız."


"Yunanlıların Türklerle savaşı yok, şehitlikler temsili."


e ne bekliyodunuz ki?

cerne mühendis yetiştirmeyi fizikci yetiştirmeyi bilim adamı yetiştirmeyi mi?
uzay programları yapmayı mı?
bilimsel icatlar yapmayı mı?
ne bekliyodunuz?


evde kalan kız kurusu sınava giren mürekkep yalamış talebe götünde sivilce çıkan vatandaş türbeye gidip çaput bağlarsa yüzünü türbe duvarına sürerse ne bekliyodunuz kardeşim...
böle başa böle tarak işte niye şaşırıyosunuz niye kınıyosunuz o hakimleri öğretmenleri?


kuzenim hacdan geldi görüntüleri izledik anlattı...
peygamberin kabrinin duvarına yüz sürmek isteyenleri görevliler yallah yallah diye kovalıyormuş eliyle yukarı işaret ediyormuş...
allahtan dileyin diye.
elin arabı kadar olamıyoruz ona mı şaşırıyosunuz?


bu güzelim dini hurafelerle efsanelerle rezil ettik buna mı şaşırıyosunuz?
ulan güzel kardeşim kitap var kitap türkçe hem de...
aç okusana a öküz.
o zaman seni dolandıramazlar kandıramazlar salak yerine koyamazlar.
onuda mı okuyamıyosun a benim dallama kardeşim.


tee ortaçağda katolik kilise satıyodu endüljans diye...
500 sene oldu o karanlık çağı bitireli adamlar.
bitmedi mi abiler ablalar yetmedi mi?
aydınlanma çağına ne zaman gireceğiz 500 sene daha mı bekleyeceğiz?


ben şaşırmıyorum siz şaşırabilirsiniz...
şaşırmıyorum amma merak ediyorum.
tapuyu alırken neler konuşuluyo diye...


-abi cennetin neresinden 
-içinden güzelim ırmak kenarı şahane manzaralı
-imar var demi imar
-olmamı koçum ister kat karşılığı mütahite ver uğraşma cillop gibi otur
-tamam abi komşularda iyidir demi
-ne demek hepsi cennetlik 
-abi az indirim yapsak ha olmamı
-olmaz yavrum varoşlardaki yerden al paran yoksa...benim dediğim yer cennetin sosyete yeri..erbakan tayyip felan bi sokak yanında oturuyo


bu mudur yani...


budur kıymetli arkadaşlarım...
bir inancın ticaretini yaparsan sömürürsen rezil edersen olacağı budur...
din iman diye diye çalan çırpana prim verirsen oy verirsen olacağı budur...


ben dahil önce bi ayanaya bakalım...
sonra cennetten tapu alanları kınayalım...
nazar etme ne olur çalış senin de olur.
belki bizde alırız bigün kıskanmayalım..
yaşa varol nurol türkiye seninle gurur duyuyor diye kıçımızı yırtalım...
bu sayede kapağı cennete atalım...


azcık onurmuş gururmuş inanca hürmetmiş kutsala saygıymış boşverelim...
bi cennet kaldıydı..
onu da alalım satalım...
keyfimize bakalım.


ben lavaboya kadar gidip güzel ülkeme biraz ağlayacağım müsadenizle...




dipnöt,
3 kuzum vardı hayatta biri gitti 2 si kaldı...
ufacık tefecik olan lakin en zor zamanda erciyes dağı gibi dimdik arkamda duran kuzuya minnettarım...
söz uçar yazı kalır...
kayıtlı kuyutlu olsun...
dostlar sağolsun.


turnalar uçunnnnnn
yayladan geçinnnnn
yarimi seçinnnnnnn
turnalar.
dırınım
nım.

19 Şubat 2012 Pazar

OKSİJEN

şimdi güzide arkadaşlarım bana ev ödevi verildi yazınız diyerekten...
bu arada peliş öyküş zor konular yazıyo 5-6 A4 kağıdı yorum yapmak zorunda kalıyorum.
yapmayın kıymetli arkadaşlar zor yazmayın.
hava nasıl oralarda yazın...
bugün bunu giydim bakkkk yazın...
aşkı felan tarif edin.
arkadaşlıkla dostluk arasındaki farkları irdeleyin.
aşkla nefret arasında ince çizgiyi analiz edin.
kolay şeler yazın.
olmuyo ama kınıyorum ikinizi de.


şimdi efenim pelişin konusu aşk başlangıcı elele gözgöze dizdize durumları...
soru,
bu böle devam eder mi?
cevap veriyorum;
etmez.
üzgünüm peliş sorun sizde değil kaide bu kural bu.
kuralları ben koymadım ki.
beraber yaşamayı becerebilme sanatıdır uzun vadeli ilişki...
sadece budur.
gerisi teferruattır.


öyküş te uzaylılara takılmış ötenaziye takılmış...
derhal aydınlatıyorum arkadaşımı...
uzaylılar var mıdır?
cevap veriyorum;
kesinlikle vardır.
yok diyene, kardeşim ne kadar ukelasınız koccaman sınırları tespit edilemeyen devamlı genişleyen evren sadece sizin için mi var yani derim...
bu ne şımarıklık ne kibir.
hatta dünyada da içimizde de yaşadıklarına inanıyorum ben...
melek gibi birini görüyosun aneam melaike bu lan diyosun...
sonra bişe oluyo içinden uzaylı çıkıyo abi.
allien allien.
oksijen bitiyo anladığım kadarıyla...
e bünye az oksijen alınca nevri dönüyo doğal olarak.


vardır yani uzaylı arkadaşlar.
uzaylı da vardır uzaylı arkadaşlar da vardır.
ha uzayın neresinden derseniz...
içinden derim.
ne bileyim ben.


ikinci konu ötenazi...
buna yorum yapamıyorum çok zor konu büyük konuşmamak gerek.
lakin inancım gereği ben sıcak bakmıyorum.
ama dedim ya büyük konuşmamak gerek.


mamafih organ bağışını tamamen destekliyorum...
ben bağışladım organlarımı.
küçük bi form dolduruyosun o kadar.
doktor arkadaşımın yanında doldurdum formu.
kardeşim karaciğer ve akciğerden size hayır gelmez geriye ne varsa alabilirsiniz dedim.
gülüştük ordan çıkıp içmeye gittikti karaciğere kıyak olsun diye zaten.


yannız benim organlarımı alacak arkadaşlara üzülüyorum azcık...
gözü alsan göz şaşı abi biri kapıya bakıyo biri bacaya.
yerinde de durmuyo fıldır fıldır dönüyo...
bakarak bişe de anlatamıyo mal gibi bakıyo...
bi abiye takdılar diyelim bunu nolucak?


abi aşık oldu geçti kızın karşısına ilan-ı aşk yapıyo...
gülü bir gün seni hergün sevicem felan diye.
hanımkız bakıyo oğlanın göz tekerlek gibi dönüyo...
üstüne gözün biri kıza bakıyo biri yan masaya.
nooldu?
gitti başlamamış güzelim aşk.
küfür eder lan abi bize.


akciğeri taktılar diyelim...
abi sigara içmezken günde 2 paket sigara istiyo canı...
dayanamıyo alışmış akciğerler alışmış götte don durmaz...
pösür pösür içmeye başlıyo...
6 ay sonra höcedenek gidiyo hakkın rahmetine kavuşuyo.


karaciğeri taktılar mesela...
abi hacı.
nolucak?
buram buram rakı kokuyo karaciğer...
başlıyo haci abi içmeye...
part-time alkolik oluyo çıkıyo...


elleri taktılar diyelim...
abi ampul takıcak takamıyo el becerisi yok...
çivi çakacak çakamıyo yetenek sıfır.
rahmetle anar valla beni...


kalbi taktılar diyelim...
damarlar yarı tıkalıdır şimdi muhtemelen...
takıldıktan bir hafta sonra by pass olur ecdadımıza giydirir valla abi.


his nakli icat edildi diyelim taktılar benim hissi abiye...
duygulanacak bi durum var hüzünlü...
abi mal gibi bakıyo sehpa gibi duruyo...
döverler abiyi kuran çarpsın.


allahtan beyin nakli yok beyni taksalar mazaallah arkadaş direk gider bu ne çile diye atar kendini yüksek yüksek tepelerden...
gerçi teknoloji ileriliyo efenim...
belki gelecekte göt nakli bile yapılır.
kimbilir.


yine de insanlığa küçük bi katkımız olsun diye bağışladık hepsini...


arkadaşlar bu konu ciddidir.
binlerce insan var organ bekleyen...
toprak olup gideceğiz abi.
çürüyeceğiz ekolojik sisteme karışacağız.
verin gitsin.
faydalansın insanlık.
herkes organlarını versin elele tutuşalım kardeş olalım.
çok önemsediğimiz gözümüzde büyüttüğümüz.
aslında,
kücücük hayatlarımızda bari işe yarar birşey yapalım.


neise kıymetli arkadaşlarım çok önemsediğim çok kıymet verdiğim lakin maalesef yeteri kadar tanıma fırsatı bulamadığım bir hanımefendi...
gerçek hanımefendi ama öle sahtelerden değil.
naif...
entellektüel...
sesi insanı rahatlatan su misali...
hayatta çileler çekmiş ama kaçmamış yedirememiş kaçmayı kendine...
ayakta durmuş dik durmuş...
ve tüm bunlardan sebep gözümde kutsal bir varlık olmuş...


ne var ki bir efsaneye göre erdemli insanın doğumunda onlarca peri gelir onlarca güzel özellik bağışlarmış insana...
lakin bir perinin geldiği gözlerden kaçarmış hep.
o peri tüm bu iyi özellikleri dengeleyecek bir kusur verirmiş.


bu muhteşem hanımefendinin küçücükte olsa kusuru,
sıkışınca kaçmamayı çocuklarına öğretememiş olmasıymış.
bu kadarcık kusur kadı kızında bile olurmuş.
e mitoloji öle diyo ben napiyim.


o hanıfefendi işte...
bana ısrarla öykü yaz hikaye yaz kitap yaz demişti...
mahcup olmuş efenim abartıyosunuz demiştim.
ne var ki ısrar etmiş beni utandırmıştı.
tabi bu utanma her insanda olduğu gibi garip bir haz da verir insana...
insanın doğasında bulunan egosunu okşar...
utanmadan sıkılmadan bu konuyu ciddi ciddi düşünmüştüm.


bu aralar muhteşem gogolun muhteşem ölü canlarını tahminen bin beşyüzüncü kere felan okuyorum...
şu anlatıma bakar mısınız;


"bütün bu gürültüler,dedikodular,didinmeler,incelemeler anlaşılmayan bir nedenle savcının üzerinde büsbütün başka bir etki yapmıştı...
evine dönünce düşünmeye başladı.
öyle derin düşündü ki...
düşünürken ölüverdi.
sanırız yüreğine indi...doktor getirildi kanı alındı fakat boşuna...
savcı artık cansız bir bedenden başka birşey değildi...
o zaman savcının bir ruha sahip olduğu ilk defa olarak görüldü...
kendisi pek alçakgönüllü olduğundan ruhunu asla göstermemişti...."


şimdi kıymetli arkadaşlarım bu beni aşar...
ben kırıyım dizimi oturayım aşağıya.
yok abicim.
olmaz.
olmaz yani.


hem ben arkamda eserler bırakıp ölümsüz olmak istemiyorum ki...
ölmeyerek ölümsüz olmak istiyorum.
oksijen azaldı bende bu ara galiba.
oksijen iyi bişedir.
yararlıdır.
bünyeye faidelidir...
sık sık alın derim ben.
almamazlık etmeyin.


sonra deliriyoruz içimizden yaratıklar çıkıyo...
götü başı kaybediyoruz en uzaylıdan daha uzaylı oluyoruz.
sonra da soruyoruz;
uzaylı var mı?
uzay var da uzaylı olmaz mı kardeşim.
kırşehir var da kırşehirli yok mu?
halla halla.
kızdırmayın adamı.


balkona çıkıp azıcık oksijen alayım ben iyisi...


bütün uzay buna inansa bir inanssaaaaaa.
hayat bayram olsaaaaaaaa.
nırınım.
nım.

15 Şubat 2012 Çarşamba

KARIŞIK



güzide arkadaşlarım benim yazı güme gitmiş patlatmış sevgili bi arkadaş...
sevgili arkadaşa sesleniyorum burdan,
yazıyı silmekle olmaz kafayı silmen lazım hacı...
nası silcen kafayı...
sen sil ben yine yazarım...
sen sil ben yine yazarım...
yazmakla eller aşınmaz...
kafa yerinde olduktan sonra.


ah elimde sihirli bi değnek olsa...
seni kıstırsam bi köşede hahaaaa.
ne hoş olurdu be...


tüm kıymetli arkadaşlarıma şahane bi perşembe diliyorum.



10 Şubat 2012 Cuma

YANILMIŞIM...

şimdi güzide arkadaşlarım yıllar boyunca eşe dosta konuya komşuya ahkam kestim...
yetmedi geldik blökta kestim.
bu arada bi ahkam defteri vardı yahu şu bizim yesari nerelerde gören var mı?
neise.

dedik ki...
kıymetli oğlan arkadaşlar eşek kadar adam oldunuz hala sokakta henfendi mutfakta aşçı yatakta aşçıbaşı arıyosunuz...
hem güzel olsun hem zarif olsun hem zeki olsun hem anlayışlı olsun diyosunuz...
iyi de...
sevgili kardeşim yasalar tek kadınla evlenmeye izin veriyo...
tüm bu özellikler tek bir kadında olur mu yahu...
dedik.

sonra döndük kıymetli hanımkızlarımıza seslendik ulusa sesleniş tadında...
onların istekleri daha azdı gerçi oğlan milletinden daha kanaatkarlardı...
çükleri kopsun işallah o oğlanların.
onlara da bakınız kıymetli hanımkızlar dedik...
kaç yıl okudunuz ettiniz ayaklar üzerinde durdunuz...
armudun sapı var üzümün çöpü var diye yaş oldu 30 lar...
eeee?
sonra başladı ne zaman evlenicem de...ne zaman çocuk yapıcam da...yaş geçiyo amma adam kalmadıki sokakta...
adam gibi adamların yarısı evli diğer yarısı eşcinsel kaldım evde ah benim garip anam kınalı anam diye türküler çığırıyosunuz dedik.

siz hem yakışıklı hem komik hem zengin hem anlayışlı hem karizmatik hem centilmen hem sizi canından çok seven hem başka hiçbi hanımkıza bakmayan hem hem hem.....
diyosunuz amma...
böle bi oğlan yok yaratılmadı henüz...
hayır varsa bana da haber verin ben de bi düşüneyim dedik

iyi bok yedik...
yanılmışım güzide arkadaşlarım...
eh ben de yanılabiliyorum ara sıra.
varmış meğer...
esefle öğrenmiş bulunuyorum.
ayrıcana kınıyorum...
ayrıcana protesto ediyorum.
hatta küsüyorum.

efenim yıl 1800 lerin başları...
sainte-hermine kontu hector dö sainte-hermine diye bi abimiz var paris dolaylarında yaşıyo...
dönem götten bacak dallama napalyonun kralı devirip cumhuriyet kurduğu yıllar...
zaten monarşiyi devirdik cumhuriyet kurduk demokrasi gelecek diye diye ağzına sıçıyo milletin... canına okuyo...kralı monarşiyi mendille gözyaşlarıyla aratıyo millete götten bacaklıgillerden napolyon...
bilmem tanıdık geldimi bu mesele :)
neise.

efenim bu kont olan abimiz bi kıza vuruluyo...
matmazel sourdis...
kralcılarla cumhuriyetciler arasındaki çatışma bitince gidiyo ilanı aşk yapıyo...
kız da hep bu günleri bekledim sen gelmesen benim halim nice olurdu diye ağlayarak kabul ediyo kontun teklifini.

tam nikah merasiminde imzalar atılacakkene kralcılar tekrar savaş ilan ediyo ve bizim onurlu kont nikahtan kaçarak yoldaşlarının yanına katılıyo...

şimdi efenim bu hector abimiz işte beni derin hüzünlere gark eden eşşoğlueşek...
şu anda hanımkızlarımızın hayalini kurduğu hem hem hem leri 4 le çarpın sonra 14 le çarpın sonra 44 le çarpın bu abiye yetişemez kuran çarpsın....

müzisyen...beste yapıyo şarkı sölüyo...
şair...şiirler yazıyo...
tam bir centilmen asil kan taşıyo...
tarihçi...ezbere antik yunan tarihini ve felsefesini döktürüyo...
müthiş kılıç kullanıyo...
çok yakışıklı çok güçlü tek eliyle bilmem kaç kiloluk topları kaldırıyo...
müthiş nişancı...ki 50 metreden ağaca kurşun atıyo ikinci kurşun aynı delikten saplanıyo ağaca kurşunlar üst üste yani...
cesur korkusuz...öleki sıradan bie tayfayı kurtarmak için okyanusa atlıyo ve köpekbalığının karnını bıçakla deşiyo...
kaplan avlarında kaplanı gözünden vurmasıyla tanınıyo...
alçakgönüllü...
tevazu sahibi ahlaklı...
en önemlisi çok zengin...
daha da önemlisi nikahta bırakmak zorunda kaldığı madam sourdis yi 12 sene bekliyo eline mahrem eli değmeden...

madam sourdis de bu oğlan beni bırakıp kaçtı demiyo...
sevgisini kalbine gömüp kendini manastıra kapatıyo...
dünya nimetlerinden elini ayağını çekiyo.

velhasıl kıymetli arkadaşlarım...
insan oğlu yanılır...
geçmişte de olsa bu karakterler varmış.
yanılmışım...
varmış böle şahane abiler ablalar.

bunları öğrenince oturdum düşündüm...
biz de olsa şimdi olsa neler olurdu diye...
noolurdu?

zengin yakışıklı şair bestekar kont hector bütün prensesleri madamları matmazelleri sıraya dizerdi kuran çarpsın...
ulan te asyalara kadar geldik hatun da hazır manastırda...
bi kadın bunca yıl beklenir mi abaza kaldık bu kodumun asyasında diye....

madam sourdis de...
bu dangalak beni nikahta bi başıma bıraktı der...
ya da illa ki bişi bulur illa ki bişi der...bahane mi yok yahu.
bu hayat yannız geçmez gönüller dolsun aksiyon olsun der...
gider kontun arkadaşı vicontla evlenir...
sıkılır çatırttt diye boşar gider bi prensle evlenir...
sıkılır çatırtt diye onuda boşar gider bi şövalyeyle evlenir...
sıkılır çatırtt diye onu da boşar artık ne denk gelirse onunla evlenir... 
sıkılır onu da çatırttt diye boşar evlencek birini arardı...
gelsin kontlar markiler prensler dükler çükler oh hayat bana güzel derdi keyfine bakardı...

neise kıymetli arkadaşlarım...
böle bir adamın ve kadının varlığını öğrenmiş olmam çok dokundu bana...
yıllarca yanılmışım...
insanoğlu yanılır...
varsın alexandre dumax nın son ortaya çıkan romanının kahramanı olsun kont hector ve madam sourdis...
ne çıkar.

oğlanlar yıllardır matmazel sourdis...
depresyondaki hanımkızlar yıllardır bi roman kahramanı beklemiyo mu zaten...
koccaman kont hector güpgüsel matmazel sordis orda duruyo işte.
açsınlar okusunlar.

ve...
ulan ben o yıllarda yaşasam matmazeli baştan çıkarırdım...
ulan ben olsam bu kontu kimselere yar etmezdim diye hayaller kursunlar.

roman olmuş olmamış...
kime ne.
hepimiz roman kahramanı değil miyiz zaten...

dertli gönüllere girennnn
işte benimmmm zeki mürennnnnn.
nım.
nım.


dipnöt;
karikatür, psikopat farenin pek değerli katkılarıyla sonradan eklenmiştir...
bu kadar yazıyı boşa yazmışız arkadaş.
bu mudur...
budur.


2 Şubat 2012 Perşembe

MELEK

şimdi güzide arkadaşlarım ben huysuz bi adamım baştan söliyim...
ne huysuzu pamuksun derler bana.
amma laz damarım tutarsa çekilmez olurum.
aldatıldığımı enayi yerine konduğumu hafife alındığımı zekamın küçümsendiğini anlarsam öfkelenirim...
öfkelenince de gözüm döner çamur olurum canına okurum adamın.
yapmayın arkadaşım ben size yapıyo muyum...


artık millete nasıl bi imaj verdiysek yıllar içerisinde...
yılla da ilgisi yok aslında bunun....
ben böle algılanıyorum genelde demek ki anasını satayım.
önemsediğim sevdiğim insanlar beni çok hafife alıyor yahu...
öle bi his var içimde.
hani salağız da.
o kadar da değil kıymetli arkadaşlarım.
tamam odun gibi duruyoruz uzaktan amma.
ben de kırılıyorum üzülüyorum canım yanıyor valla bak...
üzülebiliyorum ben de.
kızabiliyorum hafife alındığımda salak yerine konmaya çalışıldığımda.


maddi ya da manevi destek verdiğim...
destek vermeye çalıştığım en azından....
vatandaşlar dönüpte sana naber demiyo ya...
balataları sıyırıyorum işte o zaman.
naber ulan bi naber bu kadar basit...nasılsın...bu kadar.
daha dün ben seni pış pış yapıyodum eşşolueşek....
aman üzülmesin aman canın aman gülüm geçer diye.
insanlık öldü mü yahu...
sonra ne diyolar bana...
öfkelenince seni tanıyamıyorum.


önce tutuyorum içimde bi süre düzelme olacak mı diye...
bakıyorum benim sessizliğimi başka algılıyolar.
deliriyorum en sonunda.
ben delirirsem de bi zahmet kaçın abi...
durmayın önümde direk kaçın.
yakalrsam fena olur.
inanmıyosan dene.


bi dallama kuzenim var her sene bi kredi kartına sıkışır...
bi önceki sene istedi verdik...
önceki sene istedi verdik...
geçen sene istedi...sıkışığım koçum yok dedim.
yine millete nasıl bi imaj verdikse ben de yok olduğuna inanmıyo dallamalar.
yalvardı yakardı kuzen bi yerlerden kıstık verdik yine...
aneam herif ailesini alıp istanbula tatile gitti 3 gün sonra.
yine delirmedim...
iki kulağını çektim sitem ettim geçtim...


2 gün önce telefon zırrrrr.
-abi şubat tatili çocukları alıp sana geliyoruz bi hafta...
-tamam gel.
-piki abi haber veririm.


10 dakka sonra telefon zırrrr.
-abi çok sıkışığım 2000 liraya ihtiyacım var.
-demin tatile geliyodun...
-abi o ayrı bu para şuraya lazım
-yani benim paramla bana tatile mi geliyosun lan eşşoğlueşek dedim.
laz damarım tuttu arkadaş...
bi daha beni 2 ay arayamaz dallama.
sonra ne diyolar bana...
öfkelenince seni tanıyamıyorum.


yine geçen bi arkadaş üzüntülü...
büyük acısı biliyorum ama yapacak bişi yol elden bişe gelmez elimden geldiği kadar teselli ediyorum...
daralıyo zaman zaman işi gücü bırakıp teselli ediyorum...
eee
tık yok abi...
nasılsın yok.
sadece nasılsın...
yok
ayıp be kardeşim insan azıcık utanır yahu...
kendinden utanır.
sonra ne diyolar bana.
öfkelenince seni tanıyamıyorum.


sonra bi yola çıkıyosun...
iş mesela...ya da hayata dair neyse...aynı.
benimki iş.
başının etini yiyo vatandaş yapalım yapalım bunu yapalım.
aklının ucunda bile yok.
kafan yatıyo sonra.
tamam diyosun.


3 gün geçiyo aradan...
hayırdır?
sıkıldım ben...
kardeşim sen değil miydin benim başımın etini yiyen?
ama napiyim sıkıldım ben..
nasıl ya......
e sıkıldım ben.
sonra ne diyolar bana...
öfkelenince seni tanıyamıyorum...


e sen yalama olmuşun beni de yapma diyorum.
öfkeleniyorum.
napiyim.
mal gibi oturayım mı?
yok diyolar...
sen öfkelenince seni tanıyamıyorum diyolar.


sonra eş dost geliyo...
elindeki koca arazinini tapusunu veriyosun işini görsün teminat versin diye...
şimdi yan çiziyo ayrı konu.
yapma arkadaş diyosun yukarda allah var diyosun.
vermeyecek misin yani şimdi bana benimm arazimi diyosun...
daha sonra konuşuruz şimdi çocuklar var diyo...
sonra öfkeleniyorum.
öfkelenince...
seni tanıyamıyorum diyolar.


birine yüklü miktar borç veriyosun...
karşılığında evinin noter satışını veriyo.
ödeyemezsem senindir diyo.
kendimi kötü hissediyorum.
ulan parayı alamazsan eve el koy nası iş bu...
çek senet mafyası mısın sen diyo içim.
kavga dövüş notere gidip yaptığı satış sözleşmesini iptal ettiriyosun zorla.


ödeyemiyo...
ödeme planı da yapamıyo...
verdiği sözü de tutmuyo...
tutamıyo...
sonra ne diyolar bana.
öfkelenince....
seni tanıyamıyorum.


vatandaş çocuğumun karsta doğmasını istemiyorum diyo gel al bizi diyo...
uçağa izin vermiyolar karısına.
e her yer kar kış kıyamet...
napıcaz.
çıkıyoruz yola...
yanımda bi kardeş var arada iniyo yola yürüyo ben arkasından gidiyorum düşünün.
fırtına tipi...
görüş mesafesi 1 metre bile değil.
gidiyoruz 45 saatte.
alıyoruz geliyoruz.
doğumuna katılıyoruz...
ki nikah şahitleri bile benim.


kıyak olsun diye...
teminat alabilsin diye verdiğim tapuyu vermek içim şimdi yan çiziyo.
o arkadaş....


ne diyolar bana sonra?
öfkelenince tanıyamıyorum seni.


güzide arkadaşlarım...
ömrüm boyunca dalga geçtim.
hep sırtımızdan vurulmuşuz...
hep dost sandığımız insanlar darbe vurmuş bize.
nerde bu sırttan vuranlar...
kazık atanlar diye.
yıllarca kafa buldum...


şimdi itiraf ediyorum...
ben büsürü insanı sırtından vurdum ben.
tekme attım.
geleceğini kararttım.
yalan söledim.
ben isa değilim ki...
şak...
noluyo.
dön öbür yanağını.
şak şak.


geçen oturup düşündüm...
bana müstehak mıdır diye.
ki ben sütten çıkmış ak kaşık bi adam asla değilim.
sonuçlarının böle olacağını bilsem yine yapar mıydım diye.


çok düşündüm.


evet yapardım...
yine yapardım.
sonuçlarını bildiğim halde yine yapardım.


aynı tanrı hüküm verecek hakkımızda nihayetinde...
o karar versin.


beni enay,i yerine koyanlara selam olsun...
benim enayi yerine koyduklarım da bana selam etsin.


velhasıl...
laz damarım geçmez....
deli denizin hırçınlığı vardır.
geçmez hırçınlığım.
kimse geçiremez.


ki ben neler kaybettim bu hayatta...
ne şehirler...ne ülkeler kaybettim.
ne ırmaklar ne ovalar ne stepler kaybettim.
ne şiirler ne romanlar kaybettim...
iki melek kaybettim kardeşim ben...


sonra bana öfkelenince...
seni tanıyamıyorum diyolar.


tanımayın zaten...
allah bin kere belanızı versin...
tanımayın.


diyemiyorum.


üzülülüyorum hacı.
inciniyorum.


yok arkadaş böle olmayacak...
bu hırçın karadenizi...
bu laz damarını...
soytarılar değil.
yukardaki gibi bir melek durgunlaştırabilir ancak...