21 Haziran 2012 Perşembe

DOĞAL SELEKŞIN...



şimdi güzide arkadaşlarım bugün için hiç etliye sütlüye karışmayacağım işime yoğunlaşacağım herkese embesil gibi gülümseyeceğim kimseye bozuk atmayacağım kitap dergi okumayacağım ntv spor dan başka kanal açmayacağım diyerekten kararlar aldım.

pabuç kod adlı pek sevdiğim bi arkadaş vardır durdu durdu...
sabah sabah sevgi anlaşmak değil midir anlaşamadığı inanı sevebilir mi biri deyiverdi.
hadi buyrun.
şimdi ben bu konuda bişi demezsem çatlarım.
derhal derin düşüncelerime daldım iç dünyama yolculuklar yaptım...
astral seyahate çıktım nepal tibet çin min bi turladım geldim.

neise efenim...
kadın karşısında her erkek zavallıdır.
şu ana kadar olmadıysa bile bir gün gelecek olacaktır.
kadın için ya da yüzünden savaşlar çıkmış imparatorluklar yıkılmış tarihin akışı değişmiştir.
halk dilinde buna kadından korkmayan allahtan korkmaz diyolar :))

bunların en meşhurlarından biri de truvalı helendir.
truva filmini izlemeyen var mı?
işte o helen.

kıymetli arkadaşlarım büyük düşünürlerin düşünce dünyasının seyrini değiştiren çığır açan feylosofların neredeyse tamamı karşısına kadın çıkınca hebele hobele diye sesler çıkarmışlardır.
klasik oldu artık koccaman niççe...
"kadınlara giderken kırbacınınızı alın" diyen niççe...
lou salome tarafından at arabasına at diye bağlanıp bir de utanmadan kırbaçlı fotoğraf çektirmiştir...
bir kadının bundan daha iyi bir intikamı olabilir mi?

bu dallamaların zaten çoğu her konuda büyük fikirler üretmiş akımlar yaratmış lakin aşk konusunda tek satır yazmamış solememişlerdir.
halk dilinde buna gotleri yememiştir diyolar.
ben demiyorum halk diyo.

bu çığırlar açan adamların neredeyse hepsinin kadınlar hakkındaki fikirleri çarpıktır...
şimdi araklayıp feysbuka koyduğunuz aforizmaların sahiplerinin kadınlar hakkındaki fikirlerini bilseniz oturup hünkür hünkür ağlarsınız.
sebebi ise istisnasız hepsinin neredeyse abaza olmasıdır.
kadınlar tarafından küçük düşürülmüş reddedilmiş terkedilmişlerdir oküzler.
halk dilinde buna kedi uzanamadığı ciğere mundar der diyolar.

gelelim benim teorime...
efenim biz seveceğimiz kişiyi bilinçli olarak seçemeyiz malum.
halk dilinde buna gonül aka da konar boka da diyolar.
e o zaman neremiz seçiyo bu kişiyi?
bilinçaltımız.
iç güdü.
peki neden bunu seçmiyo da onu seçiyo?

içgüdü dene şey biraz karaktersiz bi arkadaş...
gidiyo güzeli anlaşacağını benzer huyları taşıyanı seçmiyo...
kendinde eksik olan şeyleri taşıyan birini seçiyo.
tamamlanabilmek için.

hadi seçtin.
bununla da yetinmiyo utanmıyo sıkılmıyo gidiyo tutkuyla bağlanıyo.
bir sonraki neslin mükemmel devamını sağlayabilmek için.
bir sonraki nesil için kendi neslimizden feragat ediyoruz aslında.
halk dilinde buna karasevda diyolar.

işte tüm mutsuz ilişkilerin acıların trajedilerin sebebi budur sevdalarda.
kıymetli arkadaşlarım bilinçaltı oturup konuşacağı anlaşacağı güzel bulduğunu seçmediği...
dallamalık yapıp eksiklerini tamamlayacak birini seçip bağlandığı için...
ilişkilerin geneli sıkıntılı oluyo.
halk dilinde buna bi çocuk sevdim oküz çıktı diyolar...
ben demiyorum.

aşık olacağımız kişiyi bilinçli olarak seçemediğimiz sürece bu paradoks kaos devam edecek.
e ay ne cici kız ben buna bi aşık olayım.
ay ne hoş oğlan dur şunu bir seveyim diyemeceğimize gore.
hiç boşa uğraşmayın.
halk dilinde buna evlenince aşk bitiyo diyolar.
ya da ilişki yıprandı felan diyolar.

teorim budur...
doğanın insana kahpe bir oyunudur.
ha bu teori daha once ortaya atıldı yazıldı çizildi yürütmüşsün lan bunu derseniz direk küserim bunu da belirteyim.
herkesin teorisi kendine kardeşim.
herkesin heleni kendine.
gonül kimi severse helen odur.

halk dilinde buna helenim helenim güzel helenim
beni bırakıpta gittin helenim...diyolar.
türkü solüyolar.

yaaaaaa.

pabuç yaktın devrelerimi sabah sabah alacağın olsun :)))