17 Şubat 2013 Pazar

BLOK...

simdi güzide arkadaslarım...
isteyen kücümsesin isteyen dalga geçsin isteyen onemsiz bulsun...
bu blok denen  sey onemli bir hadisedir.

genelde "bana boyle oğrettiler" lafını kullanırım...
hayata dair kendi doğrularımı ifade ederken kullanırım bu lafı.

kisisel olarak bu camiaya girdiğim için pek mutluyum.
sahane insanlar tanıdım.
kimiyle tanıstım kiminin yüzünü dahi gormedim.
kimini sevdim kimine kızdım.
insanın yazdıklarıyla bir fikir sahibi olabilirsiniz.
bir lafıyla bir cümlesiyle b,ir tepkisiyle.

hikaye bu isler derseniz deyin bana ne.
ben bu camia da kimleri tanıdım kimleri...

bas tacı sazanı tanıdım oncelikle...

evreni tanıdım ustadı...hayat yazan kadını...balkonunda rakı içeceğim diye hayaller kurdum.
mayayı tanıdım sonra hüzün yazan kadını...
atesi tanıdım adanalıyık dedim çipil gozlüm dedim...
parpaliyi tanıdım sonra...telefonda "ben baska türlü bir seyim" dedi mesela bana kendini tanıtırken...
blok adını soyluyordu...bana boyle bir pas verilir mi kardesim ben bin sene bunun esprisini yaparım hala da yapıyorum...

aysema oğretmenimi tanıdım sonra...
nasıl aydınlık nasıl ayakta nasıl vatansever nasıl elleri opülesi...
oyküsü tanıdım sonra...kırılgan narin...güzel gonüllü...
psikopat fareyi tanıdım sonra...kahkahasını bile bilirim siz inanmayın isterseniz...sahane kahkaha atar...
küfkedisini tanıdım delidir ne yapsa yeridir...
peytonu tanıdım sonra...hüzünlüdür amma pek iyidir.

spesifiki tanıdım kaybolur ortalıktan ama rapunzeldir o benim içim kafası bozulur saçlarını turuncuıya boyayıverir hafif delidir...
yesariyi tanıdım...yesari acaiptir gariptir ama sahanedir...
pabucu tanıdım sonra...karsı kıyının kızı...baska soze gerek yok.

pelisi tanıdım...
bi yazar ben anlarım delirmis yine...sol omuzdaki pelis yazmıs...
bi yazar tamam derim sağ omuzdaki pelis yazmıs...
mayriyi tanıdım sonra...hani git kucağına uzan sacımı oksa de...oyle sıcak...oyle anaç...
zeugmayı tanıdım...kaç senedir tanırım kırk yıllık dost sanki...

sahikayı tanıdım sonra...
bilgi surda desen bisiklete biner gider üsenmez.

aynuru tanıdım sonra...
adına siirler yazılan kadını...inanmıyorsanız gidin bakın...adına siirler yazıldı...
secili tanıdım sonra su ve beyazı...su ve beyaz ne dediydim rakıya su koyarsan beyaz oılur dediydi susup kaldıydım...
fundayı tanıdım sonra...atlılarrr atlılarrr siiri her aklıma gekdiğinde gülümserim...babası mekanı cennet olsun jon gibi...inanmıyorsanız gidin bakın.

duyguyu tanıdım yazgünesini tanıdım...
nasıl güzel kızları var nasıl güzel anneler...
e benim güzel yeğenim fatma pınarı tanıdım...
sanki elime doğdu...

saskın kovayı tanıdım sonra...
hem meslektas hem anne hem de komsu iyi mi:))
iyi komsu amma.
muyurtu tanıdım sonra...
nasıl fenerbahçeli nasıl pırıl pırıl...
gozleri gülüyor yahu.
hele üzerinde çubuklu varsa...
papatya taç takacağım evlenirken ben ona.

eylülü tanıdım sonra blokumun dizaynı ona ait asla değismeyecek...ilk goz ağrımdır...bakmayın sen tenbelsin o yüzden değistirmiyorsun demesine...asyayı tanıdım...kore çorbalarını kore hayranlığını...bak o da ilk goz ağrım.

elizayı tanıdım sonra soğuk sehrin sıcak kadını...benim yenikaramürsel sepetim...

ismini yazmadığım daha arkadaslar vardır ne olur kırılmasınlar bana...
amma boyle kaliteli insanlar tanıdım arkadas...
nerden anlayacaksın demeyin bana...
anlar insan.
e gidin hepsi orda.
hepsi burda.

velhasılı blok iyidir blok candır...
tilkinin donüp dolasıp geleceği yer kürkcü tükkanıdır.
bunu da burdan belirteyim:))

küçük bir değisiklik yaptık yazıda.
bir kusurumuz varsa affola.



dip nöt,

hayal meyali...
cem i...
akdenize gelipte beni tee giderken haberdar eden sokak kedisini...
ve bana telkırma sal yapan kamikazeyi atladığım için...
biraz once pencereyi açtım ve ben eseğim diye bağırdım caddeye...
bunu da burdan belirteyim.

14 Şubat 2013 Perşembe

TAHİR İLE ZÜHRE...

sevmek...
tarih var olduğundan bu yana tarifi arandı...
binlerce sair binlerce yazar sevmek budur dedi...
yetmedi sokaktaki adam tarif yaptı sevmek budur dedi...
kliseler olustu zaman geldiğinde hepimizin kullandığı...

sevmek güvenmektir dedi biri...
sevmek inanmaktır dedi biri...
sevmek saygı duymaktır dedi obürü...

daha ilkokulda sevgi budur ask sudur diye bilmis tarifler yaptık...
sevgiyle ask arasındaki yedi fark nedir diye anketler düzenledik...
es dost sohbetlerinde konustuk bloklara binlerce yazı yazdık sevginin tarifini yaptık...
bir türlü çıkamadık isin içinden.

"herkesin mutlu olmak için farklı bir yolu varmıs" anladım diyor can baba.
çıkamadık isin içinden çünKü herkese gore değisiyordu sevgi denen sey.
herkes baska seviyordu.
baska türlü baska biçimde.
bu yüzden herkesin tarifi baska oluyordu.
yolu baska oluyordu.

insanların hayatlarına birileri girer birileri çıkar kuraldır bu...
lakin bazıları kalır...
gitsede kalır gitmesede kalır.
gelir oturur içine çıkmaz bir daha.

bu diğerleri değersiz anlamına gelmez...
saygısızlık olur...
amma biri sen istemesen de girer kurulur bas koseye.

güzide arkadaslarım dısardan mese gibi durduğuma bakmayın...
benim de bir tarifim var...
benim sevme biçimim.
"my way"
benim yolum.

o uyurken siirler okuduğum bir tek kisi oldu omrü hayatımda...
o uyurken konustuğum...
o uyurken nefesini kokladığım...
o uyurken oturup seyrettiğim...
gurur duyduğum...

üzülmesin incinmesin diye üzerine titrediğim...
mutlu mu sağlığı iyi mi diye endiselendiğim...
al benim omrümden ona ver diye dualar ettiğim.
ve omrü hayatımda ilk defa,
iste cocuklarımın anası bu kadın olmalı dediğim.
sağolsun...
varolsun.
bunları bilmeden de olebilirdim.

kıymetli arkadaslarım herkes kendi tarifini kendi yapsın...
benim tarifim sana uymaz senin tarifin bana.
adının ne olduğu onemli değil ki...
ister sevgi de ister ask...
ister masa de ister koltuk takımı.
ne onemi var?

bulmadıysanız henüz bulacaksınız...
bulduysanız vazgeçmeyin yılmayın...
"sen elmayı seviyorsun diye elmada seni sevecek değil" ki.
sevgi bireysel bir eylemdir.

bir sairden daha iyi anlayamam ben mümkün değil bu yoğun duyguyu...
adına siirler yazılan kadınlar var...
ne muhtesem bir sey.
üzülmeyin size yazılmadı diye...
üzülmeyin siz yazamadınız diye...
yazılmıstır belki ifade edilememistir...
belki benim gibi mesedir.
belki benim gibi uykunuzda size siirler okuyordur...
kim bilebilir?

"tahir olmakta ayıp değil zühre olmakta...
hatta sevda yüzünden olmekte ayıp değil...
bütün is tahirle zühre olabilmekte...
yani yürekte.

mesela bir barikatta dovuserek
mesela kuzey kutbunu kesfe giderken
mesela denerken damarlarında bir serumu
olmek ayıp olur mu?

tahir olmakta ayıp değil zühre olmakta...
hatta sevda yüzünden olmekte ayıp değil...

seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanında seni sevmesi sart mı?
yani tahiri zühre sevmeseydi
hatta hiç sevmeseydi
tahir ne kaybederdi tahirliğinden?

tahir olmakta ayıp değil zühre olmakta...
hatta sevda yüzünden olmekte ayıp değil..."  gülüm.

yoksa yanınızda birisi üzülmeyin...
o gelir bir gün kurulur tüm esenliğiyle güzelliğiyle tasasıyla derdiyle gonlünüze.
varsa sayet...
uyurken siir okuyun kıymetli arkadaslarım...
tahirle zühreyi okuyun.
tahir olmakta ayıp değil zühre olmakta.
ayıp değil.
hiç ayıp olur mu?

memet yazan memleket yazan hasret yazan tahir yazan zühre yazan tarih açan tarih yazan adamdan...
sevmeyi daha mı iyi bileceğiz?
daha mı iyi bileceğiz nazımdan.


hadi simdi evlere dağılalım.

9 Şubat 2013 Cumartesi

EN BÜYÜK BİZİZ BASKA BÜYÜK YOK...

simdi güzide arkadaslarım...
ya bana oyle geliyor...
ya tek tip tek model insanlar olmaya doğru hızla ilerliyoruz.

mesela hepimiz çok namuslu çok dürüstüz...
piyasa serefsiz dolu.

hepimiz vefalıyız kadir biliriz kotü gün dostuyuz...
etraf kazık atan sırtından vuran insanlarla dolu.

hepimiz en iyi dostuz en iyi sevgiliyiz en iyi karıyız en iyi kocayız...
karsımızdaki en asağılık en anlayıssız sevgili...en hodük en oküz adam.

hepimiz sütten çıkmıs ak kasığız...aman nasıl duygusalız nasıl hassasız...
karsımızdaki alçak sahtekar düzenbaz kalpsiz.

hepimiz dobrayız düsündüğümüzü ne olursa olsun korkmadan soyleriz...
karsımızdaki saman altından su yürütür içten pazarlıklıdır ıvırır kıvırır.

hepimiz en fedekar en iyi anneyizdir babayızdır...
kimse bizim gibi fedakarlık yapmamıstır...
yememisizdir yedirmisizdir içmemisizdir içirmisizdir...
ne sıkıntılar çekip okutmusuzdur...
sırf onlar için hayatımızı yasamamısızdır...

iyi de...
simdi sizin yetistirdiğiniz...
bizim yetistirdiğimiz bu çocuklar...
neden ağzını açınca her zaman heryerde her ortamda,

eheme meheme fikti sombi...
soktu tombi...
kukumi.
zukuma bombi...
popona hunni...
diyo arkadas?

biri bana bunu açıklasın.

standartları sağladık mümkün mertebe...
elimizden geldiğince...
amma...
okumayı kendilerimi soktü ne?

azıcık yardım edeydiniz...
yazık yav.

5 Şubat 2013 Salı

SENİN ANNEN BİR MELEKTİ YAVRUM...

simdi güzide arkadaslarım higgs bozonu denen seyi açıklayacağım inat ettim...
fizikci değilim bir kusurum varsa affola.
fizikci arkadaslar uyarsın beni yannıs yaparsak.
ama sakin sakin.

malum bu memlekette film sahnesinde hamamda oğlanlar opüstü diye hamamcılar federasyonu baskanı basın toplantısı yaptı yahu...
kınıyorum bizim hamamlarda oğlanlar opüsmez dedi.

boyle bir alınganlık var nedense üzerimizde millet olarak...
o yüzden fizikciler kızmasın bana.
kimyacılar kızsın...
hatta herkes kızsın ama fizikciler kızmasın.

sahi neden bu kadar alınganız biz?
yıllardır birini gormüyorsun...
ki bu acaip bi muhabbettir bir arkadasın arar bak sana kimi veriyorum der pat diye birine verir...
verdiği arkadas nedense hep soyle der,
bil bakalım ben kimimmmmm hahahahaa.
mal gibi kalakalırsınız.

içinizden ana avrat dümdüz gidersiniz amma birsey diyemezsiniz...
ay sen misin mustaaaa ay sen misin ceren felan dersiniz...
bi saat bu muhabbet sürer...
bilemedin bilemedin hadi bi hakkın daha varrrrrr hahahaaa.

ulan be dallama...
ulan hayvan oğlu hayvan ben nerden bileyim senin kim olduğunu...
ses tanıma aygıtı mıyım ben?
hem büyük ihtimalle seninle en son ilkokulda gorüstük.
benim hayatımda neler oldu neler geçti biliyo musun sen?
iflas ettim koprü altında yattım tecavüze uğradım belki...

en sonunda ben mahmut der karsıdaki...
e mahmut kim?
bilemezsiniz.

yapmayın kıymetli arkadaslarım boyle seyler yapmayın...
biz de anne kuzusuyuz.
bize de yazık.

neise efenim ne diyoduk ebet yıllarca gorüsmediğin biriyle karsılarsın...
daha selamın aleyküm demeden a aaaa gotün kocaman olmus gorüsmeyeli deyiverir...
tamam buna alınılır mesela.
amma herseye de alınmak olmaz ki...

dün bir rakı sofrasında yine bu konular açıldı is kıskançlığa geldi...
evli bir arkadasımız hikayesini anlattı esiyle dialoglarını anlattı ki inanıyorum esini de tanırım çünkü:)))

-hayatım bi bardak su getirir misin?
-hangi karılardan su istedin lan daha once

-askım sana en sevdiğin yemeği yaptım
-kaç karıya yemek yaptın lan daha once

-ben hep matematik oğretmeni olmak istemistim sen?
-he tabi çıtır lise talebeleriyle asna fisna dimi sapıksın lan sen

-kuzum bir saat gec kalıcam toplantıdayım yemekteyiz
-hangi karıların koynundasın lan soyle çabuk soyle

simdi efenim bu uzar gider vallahi durum boyle...
baktım bizim arkadasa soyle bi...
hani tamam yengenin kıskanç olduğunu biliriz de...
bu kıskançlık değil ki abi...
direk tutacaksın kollarından kapatacaksın bi hastaneye...
azcık sakinlesecek orda.
sonra yine çıkar istersen.

baktım hakkaten arkadasa uzun uzun...
garibim dedim ya.
acıdım vallahi çocuğa.
tamam herkes kıskanç hepimiz kıskancız amma...
bu nedir abicim?
allah muhafaza.

yapmayın kıymetli arkadaslarım hayatı zindana cevirmeyin...
ben sunu bilir sunu soylerim aldatacak adamı-kadını zincire vursan seni yine aldatır zaten...
amma hem kendinize hem sevgiliye boyle azaplar yasatmayın.
olmaz yani.
olmaz.

üç gün sonra bebe felan olacak...
simdi bu arkadas yaslanınca o klasik,
"senin annen bir melekti yavrum" lafını nasıl soyleyecek?
yalan soylenir mi el kadar çocuğa?

yannız simdi hem alıngan hem kıskanç kadınlar dernek kurup basın bildirisi açıklarlar mı vallahi korkarım...
deli değiliz bizzzzz...değilizzzzzzz.
kıskançlık hakkımız soke soke alırızzzzzz...alırızzzzz.
o erkeklerin hepsi sapık çükleri kopsun isallah...isallahhhh.

olur mu?
vallahi ben artık pek sasırmıyorum hersey olabilir...
ben de gider abazan esirgeme kurumu açarım karsılık olarak bunu da burdan belirteyim.


kıymetli arkadaslarım tamam hepimiz sevdiğimiz insanı kıskanırız gozümüzden sakınırız amma...
reca ediciğim isleri bu hale cevirmeyiniz...
hem kendinize hem abimize-ablamıza eziyet etmeyiniz...

hem ben higgs bozonunu yazacaktım nasıl olacak bu isler bilemedim...
biri beni durdursun.
dur deyin bana...
dur deyinnnnn....deyinnnnn.

tamam tamam her anne bir melektir...
kabul ediyorum.
biz de zaten çocuğun biyolojik babası değiliz psikolojik dayısıyız.

o kadar :))


4 Şubat 2013 Pazartesi

PAMUK...


simdi güzide arkadaslarım hayata dair tavsiyeler vermekten insanları aydınlatmaktan yoruldum...
higgs bozonunu yazacağım bugün inat ettim.
hayat hayattır iste yahu nedir ki yani...
eninde sonunda pamuğu takacaklar sana bu kadar.
tek sıkıntı gotün çok kalkmayacak bu hayatta.
zor olur sancılı olur sonra pamuğu takmak.
benden soylemesi.

seninki de pamuk benimki de pamuk onunki de pamuk...
aa bu benim makyaj pamuğumun markası değil taktırtmammmmm.
olur mu?
olmaz:))

o bakımdan gül gibi geçinin gidin...
adamın asabını bozmayın.

yok efenim arkamda olümsüz eserler bırakmak istiyorum felan yannıs isler girmeyin bu triplere...
ne bırakacaksın yahu savas ve barıs mı yazacaksın?
suraya iki kıytırık çiziktiriyoruz iste o kadar.
e=mc2 yi mi gelistereceksin nedir yani...
kayalıklar bakiresi mi çizeceksin?
olmaz.

arkamdan beni iyi ansınlar...
yahu ansalar ne anmasalar ne...
ne olacak yani iyi andılar diyelim ne olacak?
pamuğun kalitesi mi değisecek.

simdi efenim bakın çevrenize...
bir tane ben mutluyum ulan diyen biri var mı?
yok.
varsa benlen tanıstırın elini opücek kuran çarpsın.
herkes bir çilekes herkes dertli herkes isyanda...
herkes küçük emrah küçük ceylan gibi dolanıyor ortalıkta.
acıların çocuğu herkesler.
antidepresan kullanmayan yok neredeyse...
herkes depresyonda...
bi depresyondan giriyolar obüründen çıkıyolar...
gir-çık otomatik.

neden boyle peki?
sorun ne?
ben soyleyeyim kıymetli arkadaslarım...
toplumsal sistem sizi eğiyor büküyor ve yarısa zorluyor...
onun var senin yok...
onun çocuğunun var senin çocuğunun yok...
onun arabası senden daha iyi...
onun evi senden daha büyük...
statü...

amma...
eğer freud adisi bizi kandırmıyorsa gerçek kimliğimizi karakterimizi çokkk küçük yaslarda alıyoruz...
aileler motive edeyim derken...
halk dilinde gaza getirmek deniyo buna...
olümcül hata yaparlar...
kıyaslarlar.

bak senle aynı sartlardaydı simdi nerede...
bak senle aynı donem mezun paraya para demiyor...
bak aynı mahllede büyüdünüz evini aldı arabasını aldı çocukta yaptı...

aslında tamamen iyi niyetlidir yaptıkları...
o yaptı sen de yapabilirsin demek istiyorlardır.
ama sonucları olümcüldür.

tabiki para iyidir gereklidir...
amma hersey değildir...
tabiki kariyer iyidir...
amma hersey değildir...

çok sevdiğim ve yıllardır tanıdım arkadasım evlenirken müstakbel esiyle soyle bir konusma yaptı yakınen sahidim...

-gülüm bak biraz daha sabredelim evlilik ekonomisi yapalım güzelce dayaylım doseyelim evimizi rahat olalım zora gireriz iliskimiz yıpranır
-gerek yok daralma sen ruhum beraber kazanırız beraber yaparız yavas yavas yaparız benim esyalarım var yeter bize bir sene b,ir seyi değistirirz obür seneye baska seyi
-gülüm oyle olmaz elalem ne der bak laf olur soz olur bilirim bu isleri
-kime ne yahu benim yuvamdan kime ne ben sadece seni istiyorum herkesin düsüncesinin canı cehenneme
-etme eyleme canım simdi boyle bir sey düsünüyorsun ileride bir kızgınlık olur bir laf edersin olürüm daha iyi
-edersem namert olayım hersey ikimizin ben sadece seni istiyorum ne esya ne baska bir sey

hazırlıksız olarak evlendiler...
yine ben sahidim:)))
nikah sahidi hemde.

daha 2. ayında ilk ekonomik sıkıntılarında ilk tartısmalarında ne dedi biliyor musunuz kızcağız...
onun var benim yok...
su sümsükün durumuna bak bana bak...
benim ondan neyim eksik...
çok ucuza gittim...
bir daha asla boyle ucuza gitmeyeceğim.

yahu kardesim vur adamı daha iyi...
ben senin ananı avradını sülaleni demekten ne farkı var?
hatta boyle sovse daha bile iyi.
can evinden vurulur mu insan?

simdi kıymetli arkadaslarım kızcağıza asla kotü kız diyemem asla ve de asla...
çok ta severim.
siz de sakın demeyin laf soyletmem aman deyim.

amma iste o toplumsal baskı...
es dost baskısı...
aile baskısı...
psikolojik tabiki hepsi.
yıllardır beynine kazınan benliğine islenen hissi ortaya çıkardı.
benim ondan neyim eksik.

bu kadar.
yazının bütün ozeti budur.
benim niye yok.
benim neyim eksik.

yapmayın güzide arkadaslarım...
bir pamuğu alın karsınıza aksam...
uzun uzun bakın.
o pamuk size birseyler anlatır.
daha dün kakara kikiri yaptığımız insanlar yok simdi...
daha dün aksama maç seyredelim dediğimiz insanlar yok simdi...
daha dün onemsediğimiz sevdiğimiz sevmediğimiz insanlar yok simdi.
yok yani yok yok.
yok.
yapmayın.

bakın uzun uzun pamuğa...
pamuk ta size baksın.
bi süre bakısın.

ha 
ne diyon lan sen yarın benim ekmeğimi pamuk mu verecek diyen olursa direk küfür ederim...
bunu da burdan belirteyim:))
valla ederim.

erkut korkutma lan dedini hayvan herif hahahaaaa.

abicim higgs bozonunu yazacaktım konu yine karıstı...
bu bozonun ozgür kadınla pamukla ve pamuk prensesle bir ilgisi var demekki...
bi pislik var bu iste amma...
bilemedim:))

hadi kalın sağlıcakla...

3 Şubat 2013 Pazar

ORTAYA KARISIK...

simdi güzide arkadaslarım bi ara kaybolduk uzaklastık blok camiasından...
gerci es dost tanıdık herkes kayboldu ya neise.

bu zeman zarfında o kadar ısrarlar oldu ki hislendim kuran çarpsın...
dön nolur absalom lütfen absalom yalvarırım dön yoksa kendimi yüksek tüksek tepelerden atarım kıyarım bu cana hayatımın anlamı manası kalmadı misali mesajlar aldım.

yalan yahu yalan...
aldığım mesajlar genelde soyleydi,
-o bloktaki bebek senin mi?
-senin değilmis hani benim  mesajlarımı yayınlayacaktın iyi olmus cocuğun da olmamıs allah belanı versin
-bir pislikten daha kurtuldu blok cok mutluyum allam
-layığını buldun dönme bir daha buralar sensiz daha huzurlu yalaka

e haliyle duyguılanıyor insan...

kıymetli arkadaslarım...
doğal olarak insan bir süre sonra daralıyor bunalıyor sıkılıyor bloktan...
aile sorunları oluyor bir iliskiye baslıyor bir iliskiyi bitiriyor evleniyor cocuğu oluyor intihar ediyor felan...
uzaklasıyor.
buradan cağrı yapıyorum dönmeyen gassaraylı olsun:))

ayrı kaldığım donemlerde birseyler oğrendim karpuz gibi yatmadım oyle...
sabretmeyi oğrendim mesela...
zor kararlar almayı...
kararları sabırla uygulamayı...
sonucları için kimseyi suçlamamayı...

bir insan için aldığımız ve uygulamaya koyduğumuz kararların arkasında durmayı oğrendim.
sonuçları için o insanı suçlayamayacağımızı...
bunun sadece bizim kararımız seçimimiz olduğunu oğrendim.
ask mesk isleri gibi algılamayın reca ediciğim bunu...
es dost akraba hersey dahil.

insanın çabalar gosterip uğraslar verdikten sonra hayal kırıklığına uğraması doğal olarak bir ofke ve kızgınlık getirir normaldir bu...
bu ofkeyi bastırabilmeyi oğrendim.
kısasa kısas yapmamayı kendimi tutmayı oğrendim.
seçimlerimden dolayı kimseyi suçlayamacağımı sitem edemeyeceğimi oğrendim.
etmemem gerektiğini oğrendim.

"bana bunu nasıl yapar" cümlesini oğrendim...
malum hepimiz de bir kücük emrah küçük ceylan modu vardır isler istediğimiz gibi gitmeyince...
oysa biz kararlar almısız biz secimler yapmısız biz uygulamaya koymusuzdur...

is seciminde es seciminde dost seciminde hep boyledir bu isler...
hayal kırıklığına uğradığımız an "bana bunu nasıl yapar" duygusu gelisir.
ofke kızgınlık belirir...
intikam duygusu kıprasır...
zaman gitmistir para gitmistir...
hakarete uğramıssındır belki...
asağılanmıssındır belki...
küçük düsürülmüssündür belki...
iftira atılmıstır sana belki...
kısaca itin münasip bir tarafına sokup sokup çıkarılmıssındır belki...
ben demiyorum halk diyo bu münasip kısmı:))

herkesi karsına almıssındır belki...
herkesi yanıltmaya calısmıssındır belki...
kendini bile kandırmıssındır belki.

kontrol edeceksin ofkeni kızgınlığını arkadas...
sitem etmeyeceksin...
herkes bilir ben de bilirim o hayal kırıklığının yarattığı boktan duyguyu...
sen kendi capında elinden gelen herseyi yapmıssındır...
çok cabalamıssındır.
çok taviz vermissindir...
ama sana gore...kendi çapında.
iste "ulan yapılır mı bu bana" cümlesi de burdan cıkmıstır.

ne yapacağını soyleyeyim ben....
iceceksin sıcacaksın karalara bürünüp zırlayacaksın gerekirse amma...
bunlar benim secimlerimdi diyeceksin...
bırak intikamı...
beddua etmeyeceksin...
sitem dahi etmeyeceksin.
güzel günlerin güzelliklerin hatırına...
tesekkür edeceksin...
hakkını helal edeceksin.

yüce halkım buna,
adım hıdır
elimden gelen budur diyo.

tabi bir de deveye diken insana fren yakısır diyo halk...
bunu bilmeyen var mı:))
sanmam.
bunu bile bile girdiysen bir yola...
sikayet etmeyeceksin.

iste bunları oğrendim güzide arkadaslarım yokken...

yıllarca cabalarsın yeri gelir gider tibette kıç kadar minderde oturursun icsel yolculuklar yaparsın astral seyahatler yaparsın tayt giyip ohmmmmm ohmmmm diye kıcını yırtarsın oğrenemezsin de...
iki hadise olur hayatında...oğreniverirsin.

iste hayat boylesine sahane bir deneyimdir.
iste hayat boylesine essiz bir deneyimdir.

size de tavsiye ederim...






dip nöt,
kaybolan tüm arkadasları taciz ediciğim zillerini calıp kacacağim blok sensiz bir hiç diye toplantılar düzenleyeceğim kırdıklarımın gonlünü alacağim...,
bunu da burdan belirteyim...
hadi iddiaya girelim:)))

dip nöt2,
kanki duy sesimi canına oku onların...
gambit gambit

dip nöt3,
oyle,
baba sıcacağım yer kalmadı ağzınıza yüzünüze sıctım hala sıcıyorum heryerlere herkeslere sıctım napıcam ben simdi nereye sıcacağım demekle olmaz bu isler.

e gel bi arabanın tavanı kaldı bari oraya sıc demekle de olmaz bu isler.

sıcarken utanacağımız gozeteceğimiz kollayacağımız gozümüzden sakınacağımız birseyler olmalı....
diye bir karara vardım biraz once.

e sıcmanın da bir adabı var yahu.

dip nöt4,
higgs bozonuna takıldım bu ara bunun ozgür kadınla bir ilgisi olmalı

dip nöt5,
kütleyle ilgili bu konu yazacağım :)))

dip nöt6,
tübütak higss bozonu nedir allahaskına diye bir yazı gondermis cern e...
dosyası sayısı su...
tarih su...
bizi bilgilendirmenizi arz ederim demis.

dip nöt7,
cern yazıyı anlamaya calısırken basbakan cıkıp,
ey cernnnn
eyyyy fransa...
ey isviçre...
ayağınız denk alın demis

dip nöt8,
ana muhalefet baskanı cıkmıs...
bu tayyip neye ey diyosa yannıs diyor biz bu cern denen seyi destekliyoruz ama once cern ne demek bunu bi anlamamız lazım demis.

dip nöt9,
yüzüne kurban olduğum basbakan yardımcısı arınç abimiz çıkıp...
bunlar tanrı parcacığı arıyolar...
elhamdülillah müslümanız.
tanrıyı hele parcacığını aramak ne dine ne insanlığa sığar demis...
az fırca yiyince...
ama onları anlıyorum ben olsam ben de arardım demis.
gozleri dolmus.

dip nöt10,
cern konuyu anlayamadık daha ayrıntılı anlatın lütfen demis.
kimse anlamamıs...
tek anlayan,
Yıldız Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Alparslan Açıkgenç olmus...

"Bakış açısı önemli. İslami bir bisiklet üretilebilir. İslam'a göre ameller niyete göredir. Allah'ın rızasını gözeterek ve insanlara faydalı olması öncelenerek üretilen bir bisiklet İslami bisiklet olur..." demis.

e ben daha ne diyeyim?
kime gideyim?