11 Mart 2014 Salı

GÜLE GÜLE ÇOCUĞUM...









güzide arkadaşlarım...
artık bu memleketi yüreğim kaldırmıyor.
bana biraz mola.
kalın sağlıcakla.

6 Mart 2014 Perşembe

GEL DE İÇME...

şimdi güzide arkadaşlarım neyzen tevfike sormuşlar sen alkolik misin diye...
değilim demiş.
hiç bi alkolik benim kadar içemez.

eh bana da soruyolar arada...
sen alkolik misin diye...
hayır diyorum ben alkolik değilim...
part-time alkoliğim ben.

bazen öyle durumlarla olaylarla karşılaşıyorum ki...
kardeşim gelde içme...
elindeyse.

bu sabah anneyye uğradım...
tv de müge anlı açıktı değiştireyim dedi yok yok kalsın dedim.
ve kahvelerimizi alıp seyretmeye başladık.

ben her seferinde sevdayı aşkı ayağa düşürdük diye yakınırım...
bunu da beyaz yakalılara bu işi moderniteyle bağdaştıranlara veryansın ederim...
sevdanın bile bokunu çıkardınız diye...
sadakati nezaketi vefayı sorgularım.
bugüne kadar derdim daha doğrusu.
bi daha demicem.
ya da bunu bir kesime mal etmeyeceğim.

şimdi kıymetli arkadaşlarım ekranda 8-10 kişi oturuyodu...
bir saate yakın seyrettim kim kimle yattı kim kimi öldürdü kim kocasını aldattı bilemedim lan...
bu mevzuda bi köyde geçiyo ha.
tren olmuş köy böyle...
kim kimin arkasında kuran çarpsın anlayamadım.

bide cinayet var işin içinde...
tren yetmemiş bide adamcağızı kesiverelim demişler arada...

bir kadın oturuyodu 50 li yaşlarda....
yanında da sevgilisi...
bu adamla kocasını aldatmış o aldatırken de kocasını kesmişler kadının....
iyi de abicim adamın torunları var lan nasıl çıkıp oturdun oraya.
gururla oturuyo abi orda.

muhtar girdi devreye telefonla...
o sırada sunucu hanım eline uzun bi değnek aldı bildiğin tahta var stüdyoda.
tahtada ne yazıyo diye baktım...
türkçe bilmeyen biri görse sunucu hanım kzımızı sanır ki evren yasalarını anlatıyo ışık hızının evrende yolculuğunu anlatıyo ya da kuantum fiziğini anlatıyo...
o derece ciddi sopayla vuruyo yazıların üzerine.

maalesef ki ben türkçe biliyorum...
şunlar yazıyo tahtada....

otogar-otel-maliye-otel gidiş dönüş 11.00-13.40
saat 15. de kocasını aradı kocası cevap vermedi
saat 15.50 de sevgilisine kocasını arattı...
ayın 18 i...ilçeden köye yolculuk sevgilisinin kızıyla....
saat 19.00 sevgilisinin kızının sevgilisi köye geldi

bu ne lan?
bu ne abicim.

artık içim burkulmaya başladı şu kumandayı versene anne dedim kanal değiştirdim...
aneammmm seda sayan çıktı lan.
bu hatun yaşıyo mu hala yahu dedim güldü annem...

o ara 3 tane kadın oynayatrak girdi stüdyoya...
şaka değil bildiğin göbek atarak girdiler.
bildiğin göbek atarak...
seda sayanda oynuyo tabi....
biraz göbek attı 4 hatun...

arkasından biraz daha genç 3 hanım girdi içeri...
onlarda göbek atarak geldiler sahneye...
4-5 dakika göbek attılar hep birlikte...

artık geçti diyordum ki...
3 tane takım elbiseli adam göbek atarak girdiler abicim..
artık buna can dayanmaz...
yürek dayanmaz bünye dayanmaz hakkaten dayanmaz.


seda sayan aldı herkesi şöle bi dolaştırdı stüdyoyu göbek atarak...
ama herkes göbek atarak yürüyo.
sonra hepsi yerine geçti...
ve...
şimdi reklamlar diye bağırdı sunucu...
yerine oturmuş herkes ayağa kalktı ve yine göbek atmaya başladı.

anne bana müsade dedim ve çıktım evden.

taksiye bindim nereye abi dedi...
çok acil paşa konağı dedim aradım mekanı da bana bir duble bişey hazırlayın geliyorum diye.
daha kapıdan girer girmez kadehi aldım ve bir dikişte bitirdim.
öğlen öğlen.

omuzlarım çökmüştü yüzümden düşen bin parça...
bi kadeh daha bişi söledim...
bi kadeh daha...
bi daha.

ulan dedim kesiyim ümidimi artık bu memleketten karartayım şu enseyi artık...

sonra da bana çok içiyosun diyolar...
güzel kardeşim ayık kafayla çekilir mi lan bu memleket.

gel de günaha girme...
gel de sövme...
gel de içme...
elindeyse.


eskiler alıyorum...
alıp yıldız yapıyorum.
musiki ruhun gıdasıdır...
musikiye bayılıyorum.

şiir yazıyorum...
şiir verip eskiler alıyorum...
eskiler verip musikiler alıyorum.

bir de rakı şişesinde balık olsam.