2 Mayıs 2014 Cuma

AYDINLANMAM GEREK...

şimdi güzide arkadaşlarım ben zamanında tibete gidip kıç kadar minderde oturdum günlerce...
kişisel arınma için detoks için.
hırçındım çünkü....
herkesi ve kendimi affetmeyi öğrenmem gerekiyordu.

tabi orda otururken aklına bin türlü düşünce geliyor insanın...
mesela benim aklıma en sık gelen ulan ne işim var burda benim şimdi akdenize karşı rakı içmek varken salak mısın olum sen sesiyle...

dellenme otur oturduğun yerde arınmaya geldin lan buralara kadar arın işte temizle bedenini ruhunu sesi arasında beya çelişkiler yaşamışlığım vardır.

neise...

efenim benim bu aralar tekrar o kıç kadar mindere ihtiyacım var zannediyorum...
iyice hırçınlaştım sertleştim kırıcı olmaya başladım.

memleketin gündemi zaten yoruyor insanı sersemletiyor...
eh bide eş dost sağolsun memleketten aşağıya kalmıyor.
e o zaman bana tek yol kıç kadar minder kalıyor.

çünkü bu bilinçaltı hakkaten boktan bişey.
sen sussan o susmuyor.
iki kadeh içince ne var ne yok dökülüyor ortaya.

fi tarihinde birisi bana sırf çevrem geniş eşim dostum çok ve bunların çoğu kadınlardan oluştuğu için mezhebi geniş demişti...
ne ayıp.

ne demek mezhebi geniş?

cinsel imalar içeren çevremdeki tüm kadınları ve beni zan altında bırakan bi laf.
yani kimin eli kimin cebinde belli değil gibi bişi.

ben şahsen insanların özel hayatlarına karışmam beni ilgilendirmez der geçerim ki hakkaten ilgilendirmez.
bana ne.

ne var ki böyle bir suçlamayla karşılaşınca ben hem lafa hem söyleyene bakarım...
lafı söyleyen meryem ana mı felan diye.
meryem söylese tamam ona lafım yok.

meryem oğlunu tanrının oğlu sanıyo...
oğlu da annesini bakire sanıyo nihayetinde.

ama kardeş...
sen ortalıkta ben meryem anayım diye dolaş daha 30 lu yaşlarında kırmadığın ceviz kalmasın 3. evliliğini yap...
sonra bana bok at.
hadi ben alışkınım...
her türlü insandan her türlü şey beklerim...
pekte tınlamam.
amma...
çevremdeki hepsine saygı duyduğum kadınlara bok atma kardeş.
kadınlık zor zenaat arkadaşlar kadının kadına yaptığını kimse yapmaz yapamaz.

oldu mu?
olmadı ayıp oldu.
çok ayıp oldu.

eh dedik ya bilinçaltı boktan bişey diye...
bu artık nasıl gücüme gittiyse hörrkkkk diye kusuvermişim ansızın.
noolduk şimdi?
hırçın agresif.

sonracıma bir arkadaş ki sever beni ben de onu severim...
bana en mahrem sırlarını vermiştir kimsenin bilmediği özel şeylerini paylaşmıştır...
gayri ihtiyari birgün telefonunu istedim.
vermedi.
şaşırdım.

e gücüme de gitti haliylen düştüğüm pozisyona bakar mısınız?

şimdi bu bende kalır...
kalır da.
bilinçaltında kalır mı abicim?

bir süre sonra neden diye sordum...
mırın kırın etti ki ben yemem böle şeyleri...
halk dilinde buna götünü yediğimin ayağı diyolar.
hakkaten neden böyle diyolar bilemedim şimdi bunu ayrıca düşüneceğim.

sıkıştırınca güvenmiyorum dedi.

aynen şöyle sordum buraya yazıyorum kelimesi kelimesine...

yani en özel sırlarını....
ailenle kendinle korkularınla hayatınla ilgili kimsenin bilmediği en mahrem en özel şeylerini paylaşacak kadar güveniyorsun...
ama telefonunu verecek kadar güvenmiyorsun bu mudur dedim.

evet dedi ya.

önce şaka zannettim...
yani birine hem güvenip hem güvenmemek nasıl bişey olsa olsa kamera şakasıdır dedim içimden.

sen deli misin divane misin aptal mısın benle dalga mı geçiyosun diye sormadım...
bir centilmenim ben.

tekrar aynı soruyu sordum.
tekrar evet güvenmiyorum dedi.
kendimi telefon sapığı gibi hissettim kuran çarpsın.

eh bilinçaltı işte durdur durdurabilirsen...
hörrrkk kusuvermişim ansızın..
noolduk şimdi?
hırçın agresif.

annemin sağlık sıkıntıları var bu ara...
annem baştacıdır tabiki herşeyi yapacağım yanıma aldım gözüm gibi bakıyorum.
lakin bilen bilir bir erkek evladın anneye bakması zordur.

en önemlisi de yannız bırakıp 2 gün de olsa bir yere gidememem.
ne iş için.
ne azcık kafa dinlemek için.

kardeşten destek istedim...
bi tane kardeşimiz var kimden destek isteyeceğiz başka?

bir hafta bile olsa gel bana destek çık dedim...
düşüneceğim didi.
düşüneceğim....

ulan hayvan neyi düşüneceksin demedim tabi...
bir centilmenim ben.

3-5 gün geçti aradan aradı bizim kardeş...
çok mutlu...
ben türkiyeye müge anlıya geliyorum dedi.
önce idrak edemedim müge anlı bizim akrabalardan hangisi diye...
sonra uyandım.

iyi yapıyosun dedim.
ne diyim.

geldi hakkaten...
türkiyeye geldi müge anlıyla fotoğrafını çekti koydu sayfasına ama annesine uğramadı.

şimdi gel de bu lanet bilinçaltına anlat anlatabilirsen...
hörrrk diye kusuvermişim ansızın.
noolduk şimdi?
hırçın agresif.

yeğen bir mektup yazmış bana...
anneme neden böyle yapıyorsun dayı diye.
neden bu kadar agresifsin diye.
eh haklısın yiğenim didim ne diyim.

velhasılı kıymetli arkadaşlarım...
bu aralar tibette bir minder lazım bana.
boş minder varsa benimle irtibata geçiniz reca ediciğim.

bu hırçınlıktan bu agresiflikten kurtulmam gerek tekrar.
eski al sana tokat şak...
olmadı öbür yanağıda uzat kuzum günlerime geri dönmem gerek.

isa gibi...

zaman zaman insanların benimle dalga geçtiklerini düşünmüyor değilim.
hakkaten.
eğleniyorlar gibi geliyor bazen.
tamam IQ müz -3 amma.
o bile bişidir.

bu 3 olay aynı döneme denk gelince ki üçünüde severim sayarım...
yok abi ben de bir sıkıntı var diye düşünüyorum artık.

böyle düşünmesem bilinçaltım ana avrat dümdüz gidecek çünkü.
böyle düşünmem lazım.
ve bana tibette bir minder lazım.

kıç kadar olsun.
bizim olsun.



ya bana tibette kıç kadar bir minder bulun...
ya beni kapatın bi hastaneye...
ya konfüçyusu çağırın iki kadeh içelim bana hayat dersi versin...
ya budhaya absalomun selamı var deyin acil gelsin.

aydınlanmam gerek...


ne var ki tam aydınlanıcam bi gülme geliyo.
töbe.