9 Haziran 2015 Salı

KENDİMLE DERTLEŞME...


şimdi güzide arkadaşlarım şu slav ırkıylan ilgili yazıyı yazdığımdan bu yana garip mailler alıyorum...

genel olarak içerik şöle...
allah belanı versin sen kendini ne sanıyon kendi koca götüne göbeğine bak allah belanı versin ne alçak adamsın kendini beğenmiş ukela allah belanı versin.

bu içeriklerden anlıyorum ki beni tanıyan biri yada birileri...

ben de kendi kendime dedim ki tanıyanlar tanımayanlara anlatsın demeyeyim.
beni tanımayan arkadaşlar var oturayım kendimi yazayım.
kendimi anlatayım.

kıymetli arkadaşlarım fiziksel olarak ben bildiğin çirkinim.
evet.
kabullendim bunu yapıcek bişi yok.
kendimi böle seviyorum muhabbetine girmeyeceğim ahahaa
o nedir ya allasen.
kendimi sevsem ne sevmesem ne.
neise.

efenim yaş artık kemale ermekte...
evet bir göbeğim oldu artık bildiğin göbeklendim yav.
saçlarım dökülüyo nerdeyse kel kaldım.
burnum iç anadolunun kıraç topraklarıyla karadenizin meşhur burnu karışımı boktan bi burun.
gözlerim şaşı.
hele iki kadeh içince sol göz ayaklanıyo arşa doğru kayıyo.
tamamen bağımsız fevri alıyo başını gidiyo.

fi tarihinde bi hanımkız gözlerindeki labirentlerde kaybolmak istiyorum dediydi.
ben de bi hafta aynada gözlerimdeki labirentleri aradımdı.
yokmuş benim gözlerimde labirent mabirent.
bildiğin sıradan labirentsiz gözmüş kahrolarak öğrenmiş bulunduydum.

zengin değilim asla da olamayacağım...
ben bir kazandım 2 yedim 3 kazandım 5 yedim 10 kazandım 15 yedim...
nası zengin olacağım hayatta olamam.
dikili bi ağacım bile yok.
gerçi var lan 3 tane kaysı ağacım var yalan yok.
ha meyve veriyolar mı o kadarını bilmiyorum işte.
yerini sorsan gidip bulamam.

hiçbir yeteneğim yok...
el becerilerim sıfır ampul bile takamam hamarat türk erkekleri gibi elimde tornavida evin işlerini yapamam...
benim suçum değil ki darwinin suçu.
ben napiyim.

hobim yok...
aslında var...
kaliteli insanlar bulmak ve onlarla rakı sofrasında keyifli sohbetler yapmak hayattaki tek hobim.

spor yapmam...
etkinliklere katılamm.
konserlere gitmem.
sinemaya gitmem.
bi kafeye oturup iki kahve içmem.

duygusal ilişkilerde o kadar berbatım ki.
bi zaman beraber olduğum hanımkız kız alışveriş merkezinde gezerkene mangalların yanında meşe kütüğü gördü...
bildiğin meşe kütüğü.
ve satın aldı.
kasiyer kıza da benimkine evde eşlik etsin arkadaş olsun diye alıyorum dedi.
daha ne anlatayım.

başka bi hanımkız yeter artık bizde normal sevgililer gibi yapmalıyız diye trip atınca şunu farketmiştim...
normal sevgililer ne yapar bilmiyordum.
hakkaten ne yapar.
hala da bilmem.

serserinin önde gideniydim...
felsefemi artık biliyosunuz iç şarabı öp arabı.
yıllarca nerde akşam orda sabah yaşadım.
2 ay evime gitmediğim zamanlar oldu.
arabada parklar bahçeler genel müdürlüğüne bağlı banklarda uyumuşluğum var.

tüm bu olumsuz huylarıma rağmen...
kadınlar beni sevdi.
evet inanılır gibi değil ama çok kaliteli kadınlar beni sevdi.
ben onların aklından zoru olduğunu düşünürüm hep.
yani evlat olsam sevilmem lan ben bu nasıl iştir.

sevmeklede kalmadılar bana önem verdiler değer verdiler emek verdiler...

yıllar içerisinde bi teori geliştirmiştim...
güzel kaliteli kadınların beni sevmeleri bu teorimi doğruluyo güzide arkadaşlarım.
kadınlar çirkin sever.
öle yani beni sevdiklerine göre.

bi arkadaşım onları sallamıyosun ondan ayar oluyolar ayrılamıyolar dediydi...
halbüküsü ben onları sallıyodum.
fekat aramıyodum sormuyodum doğru.
bu da aman karizma olayım cool takılayım diye değil.
unutuyodum.
tenbeldim üşeniyodum.
onlarda beni cool sanıyolardı.

yüzüme karşı bir bilmece gibisin diyen hanımkız oldu kardeşim şaka gibi.
şarkı gibi ahaha.

çözemiyolardı çünkü çözülecek bişi yoktu.
ben çözüktüm zaten.
ama hanımkızlar sevdikleri adamın illa gizemli karmaşık çözülemeyen olmasını istedikleri için...
çözemedim deyip duruyolardı.
çözük oğlanı çözmeye çalışmak gibi beyhude bi hevese kapılıyolardı.
e tabi çözük bişi tekrar çözülemeyeceği için uğraşıp didinip duruyolardı.
akabinde direk depresyona giriyolardı.

evet kabul ediyorum alçakgönüllükle hanımkızlardan çok ilgi alaka gördüm çok şımartıldım...
nedeni dediğim gibi çirkin sev sendromu olduğunu bilmeme rağmen.

evet kabul ediyorum...
çocuğuna benim adımı koyan ama işallah huyu benzemez demeyi ihmal etmeyen hanımkızları sevdim...
çocuğuna benim sevdiğim kız isimlerini koyan hanımkızları sevdim.
sebebini anlayamasamda bunlar tabiki gurur veren şeler.

şimdi maillerden girdik nerden çıkacağımızı unuttuk kıymetli arkadaşlarım...

geçenlerde daha nerdeyse çocukken beraber olduğum bi hanımkızla karşılaştım...
tesadüfen çalıştığım yere geldi.
a aa dedik tabi sarıldık vay be yıllar geçmiş aradan dedik.

sonra oturduk bi yere iki kadeh içtik...
evlenmiş kızı olmuş nerdeyse genç kız.
bana ne dedi biliyo musunuz.

ben de ne eksikti.

haydiii
şimdi cevap ver bakiyim.

yine fi tarihinde yıllar önce yazlık bi ilçede...
en popüler kimseye pas vermeyen hanımkız kafayı çekip bizim eve gelmiş...
ilçenin yarısıyla beraber oldun lan hayvan herif ben de ne eksik diye bağırmıştı herkesin içinde bana.

yavrucuğum sizde bişi eksik değildi herşey fazlasıyla vardı ben de bişi eksikti dicem...
sorun sende değil ben de gibi olucak kıçımla gülerim lan ben kendi sölediğime.

o dönemlerimi anlattı utandım kuran çarpsın hiçbirini hatılamıyorum...
ben bunları yapmış olamam dedim evet evet yaptın dedi böle gözlerimdeki labirentlere bakarak.
aslında sadece sağ gözümdeki labirente bakmıştır.
sol göz gezmeye çıkmıştı o ara.
attaya gitmişti.

3-5 gün sonra beni aradı ve görüştüğümüzü annesine babasına teyzesine halasına amcasının kuzenine tüm arkadaş grubuna anlattığını söledi...
arkadaş grubu hariç tüm aile beni tanır.
ve hepsi benden nefret eder.

garipsedim.
neden ihtiyaç duydun dedim.
ben dürüstüm neden saklıyım dedi.
yani sen şimdi durduk yerde aileni arayıp ben absalomla görüştüm mü dedin dedim.
evet ne var dedi.
kızıma da anlattım dedi.
telefonu kapatmak istedim lakin bi centilmen olduğum için kapatamadım.
ne anlattın dedim.
hovardalıklarını dedi.

bu kelimeyi mi kullandın dedim.
evet ne var dedi.
aşkolsun dedim.
ne diyim.

tekrar deneyebiliriz dedi.
işte burda durdum.
derin düşüncelere daldım.
elbet bu sendromu da çöziciğim.

hepsi üstüste geldi ve ortaokulda beraber olduğum başka bi hanımkız...
ortaokulda nasıl beraber olunur lan işte bakışmalar tripler felandır heralde ne biliyim ben ortaokuldayken alpaslan anadolu kapılarına dayanmıştı girmek üzereydi.

ben seni unutamadım dedi.

sevgili kardeşim neyi unutamadın ya neyi unutamadın...
ben sümüğünü sıranın altına silen bi bebeydim o zamanlar.
neyi unutamadın.

bunlarında üstüne yine eskiden beraber olduğum bi hanımkız yine çalıştığım yere şak diye geldi kocası ve çocuğuyla.
o günden sonra 3 güne bir geliyo.

şimdi bana mail atan arkadaşta dahil burdan açıklıyorum...
kıymetli arkadaşlarım ben bu gönül işlerini bıraktım artık.
unumu eledim eleğimi duvara astım.

çünkü beceremiyorum.

tabiki sevilmek sayılmak önemsenmek güzel şeler amma...
bitti artık.

doğanın bana vermediği bi yetenek bu...
evrim ben de bu konuda sıkıntılı işlemiş.
olmuyo beceremiyorum.

ben bana arkadaş diye alınan meşe kütüğüyle mutluyum...
arada içiyoruz dertleşiyoruz.
sohbet ediyoruz.
mutluyuz biz.

olmayan bişi olduralım diye bi çaba sarfetmenin manası yok.
aynen bu moddayım.
haydi osman flemenko.
ben bilemenko.

üzdüğüm kırdığım incittiğim her hanımkız için buradan kendilerinden özür diliyorum.
önümü ilikliyor ayağa kalkıp saygıyla selamlıyorum.
her birinin bana bir katkısı vardır.
her birinin nazarımda bir yeri vardır.
en kötü ayrılıklar yaşadıklarımın bile.
hepsine sonsuz derin bir saygı duyuyorum.

lakin.
bırakınız artık bir güzel hayal olarak kalalım.
bırakınız bir güzel hatıra olarak kalalım.


sol gözüm artık bana baskı yapmaya başladı...
ben gezmeye gitmek istiyorum diyo.

eh haydi osman o zaman.
flemenko.

bu işler tuhaf işler diyorum.

ben bilemenko.